Öncelikle yapılan tasarım konusunda yeterince bilgi sahibi olunması gerekir. Yapılan tasarım en çok hangi kitleye hitap edecek, hangi yaş grubuna, cinsiyetine hitap edecek gibi sorulara cevap verilmelidir. Daha sonra tasarımın özenle planı çıkarılmalı ve odak noktası belirlenmelidir. Tasarımın her parçasını vurgulayamazsınız, vurgulamak istediğinizde sonuç karmaşıklığı doğurur. Bu nedenle neyin en önemli olduğuna karar vermeniz gerekir. Odak noktanız genel olarak görsel ağırlığa sahip olmalıdır. Bu, size ilk bakışta en iyi sonucu aldırır. Boyut, şekil, renk, doku, tipografi gibi nitelikleri kullanarak bu bölüme dikkat çekebilirisiniz . İzleyicinin dikkatini odak noktası ile çektikten sonra, tasarımınızın geri kalan kısmının kolayca gözden geçirilebilecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Hiyerarşi olarak adlandırılan bu kısım sayesinde kompozisyonunuzda akış hissedilebilinecektir. Karışıklık, görsel akışın önündeki en büyük engeldir, bu nedenle yeterli boşluk kullanmaya özen gösterin. Tipografi tasarımın önemli parçalarından biridir. Tasarımınızın amacına destek olabilecek, bütünlük oluşturabilecek bir font seçmelisiniz. Bununla birlikte tasarımınızda metin kullanıyorsanız okunabilirliği oldukça önemlidir. Gerek boyut olarak, gerekse kullanılan renkler olarak kolayca okunabilmesine dikkat edilmelidir. Eğer tasarımınızın baskısı alınacak ise, önceden deneme baskısı alınarak okunabilirlik kontrol edilebilinir .Renkler, tasarımın algılanışında büyük rol oynar. Renk kullanımınızın iyi düşünülmüş olduğundan emin olmalısınız. Emin olmadığınız zamanlarda renk paleti aracından yardım alabilirsiniz. Renklerle aynı zamanda vurgulamak istediğiniz ögeyi ön plana çıkarabilirsiniz.Diyelim ki gerçekten dilediğiniz gibi bir tasarım oldu ve artık kaydedip yayınlama veya baskı aşamasına geldiniz. Bu aşamada baskı ve web için doğru çözünürlük ve formatlarını çok iyi bilmelisiniz. Aksi takdirde, tasarımlarınızda piksel, bulanıklık, renk farklılığı gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.
Post author
Ralph Davin
We went down the lane, by the body of the man in black, sodden now from the overnight hail, and broke into the woods at the foot of the hill. We pushed through these towards the railway without meeting a soul. The woods across the line were but the scarred and blackened ruins of woods.
4 comments
Alexander Rees
We went down the lane, by the body of the man in black, sodden now from the overnight hail, and broke into the woods at the foot of the hill.
Ralph Davin
On our side the fire had done no more than scorch the nearer trees; it had failed to secure its footing. In one place the woodmen had been at work on Saturday; trees, felled and freshly trimmed, lay in a clearing, with heaps of sawdust by the sawing-machine and its engine.
Alexander Rees
We went down the lane, by the body of the man in black, sodden now from thee overnight hail, and broke into the woods at the foot of the hill.
Ralph Davin
On our side the fire had done no more than scorch the nearer trees; it had failed to secure its footing. In one place the woodmen had been at work on Saturday; trees, felled and freshly trimmed, lay in a clearing, with heaps of sawdust by the sawing-machine and its engine.